17. yüzyılın şafağında, İngiltere’ye meydan okuyan mağrur bir Danimarka...
İktidar hırsıyla kardeş kanına bulanan bir taht ve tacı uğruna kalbini taşlaştırıp annelik duygularını hiçe sayan bir kraliçe. Genç Prens Hamlet’in kaderi, işte bu ihanetle örülmüş saray duvarları arasında, sevgi yerine hırsla beslenen bir aile tarafından şekilleniyor.